Her ne kadar bir yaz aktivitesi olarak algılansa da, 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemiz doğal güzellikleri ile dört mevsim boyunca sınırsız fırsatlar sunuyor Sahil fotoğrafçılığı için. Bu fırsatları daha iyi değerlendirebilme adına, çekim tekniğinizi geliştirmek ve kompozisyon açısından sıradanlıktan sıyrılabilmek için sahilde fotoğraf çekerken faydasını göreceğinizi düşündüğümüz bazı noktaları derledik.

Zamanlama: Sahil fotoğrafçılığını denize girmeye gidildiğinde yapılan ek bir aktivite olarak görmeyin. Işığın donuk, güneşin tepede olduğu öğle saatleri yerine, ışığın yumuşak ve açılı geldiği gün doğumu ve özelikle gün batımı saatlerini seçmek, çok daha dramatik ve etkileyici görüntüler yakalamanızı sağlayacaktır. Rüzgârlı, dalgalı, bulutlu, hatta fırtına olan günlerde ise çok daha sıradışı sahil fotoğrafları yakalama şansınız daha da yükselecektir. Özetle, kimse yokken siz orda olun…
İlgi noktaları bulun: Sahil fotoğrafçılığı genelde geniş ve boş açıklıkları kapsadığından, fotoğrafta izleyicinin ilgisini çekecek odak noktalarının bulunmaması durumunda, manzara ya da renkler ne kadar güzel olursa olsun fotoğraf kaçınılmaz olarak sıkıcı ve yavan olacaktır. Yengecin kumda yürürken bıraktığı izler, bir deniz yıldızı, sahile vurmuş bir balık, bir çocuğun kumlar arasında unuttuğu bir oyuncak... Dikkatle bakarsanız birçok ilgi çekici obje bulacağınızdan eminiz.
Ufuk çizgisi: Ufuk çizgisini çerçeveye paralel tutmaya dikkat edin. Geniş açıklıkların fotoğraflanmasında, çizgideki hafif bir yamukluk bile kolayca göze çarpacaktır. Ayrıca ufuk çizgisini karenin tam ortasından geçirmemeye dikkat edin. Manzara fotoğraflarında ufuk çizgisi için ‘Üçte Bir’ kuralının uygulanması tavsiye edilir.
Pozlamaya Dikkat: Özellikle sahnede gölgede kalan bölgeler varsa, parlak ışık şartlarından dolayı deniz kenarında çekim yaparken doğru pozlama yapmak kolay olmayacaktır. Fotoğraf makinelerinin Auto exposure (otomatik pozlama) modları çoğu zaman bu durumda yanılabilir. Bu gibi durumları önlemek için birden fazla yöntem kullanabiliriz; Makinemiz izin veriyorsa manuel pozlama ayarı yapmak (gerekirse deneme yanılma yöntemiyle) faydalı olacaktır. Ayrıca makinemizin exposure bracketing (pozlama dizisi-pozlama adımları) özelliği varsa bunu kullanarak, pozlama telafisi ile aynı sahnenin farklı pozlanmış birden çok fotoğrafını çekerek doğru pozlamayı elde edebiliriz.
Makinemizin varsa Spot metering (Nokta ölçüm) özelliği kullanılarak da pozlama için referans alınacak nokta seçilerek gölge alanların detaylarının da tam olarak fotoğrafa aktarılmasını sağlayabiliriz. Özellikle güneşin arkadan geldiği portre fotoğraflarında kişinin gölgede kalan yerine nokta pozlama yapmak oldukça faydalı olmaktadır.
Dolgu Flaş(fill-in flash) kullanın: Güneş ışığının arkadan geldiği portre fotoğraflarında, kişinin yüzüne göre pozlama yapıldığında çoğu zaman aydınlık alanlar aşırı pozlanmış olacaktır. Pozlanma aydınlık alanı referans alarak yapıldığında ise bu sefer kişinin yüzü karanlık hatta silüet olarak çıkacaktır. Bunu önlemek için makinenin dolgu flaş özelliği kullanılmalıdır. Böylece yakında olan karanlık kısımda aydınlatılacak ve detay kaybı olmayacaktır. Ancak dolgu flaş bazı durumlarda yüzü aşırı aydınlatır ve bu yapay ve soluk bir görüntü oluşturur. Bu durum, mümkünse flaşın gücünü ya da zamanlamasını ayarlayarak, bu ayarlar mevcut değil ise farklı uzaklıklardan çekim yapmak ya da flaşa difüzör takmak suretiyle önlenebilir.

Filtre Kullanın: UV ve Polarize filtreler sahilde oldukça işinize yarayacaktır. UV filtreler ultraviole ışınları belli seviyede filtrelerler. Bu fotoğrafta oluşabilecek maviye çalan atmosferik bulanıklığı önleyecektir. Ayrıca görüntü kalitesinde bir düşüş yaratmadığı için sürekli lensinizin üzerinde taşıyarak çizilmelere ve diğer dış etkilere karşı koruma sağlayabilirsiniz. UV filtreler yeni bir objektif aldığınızda ilk alacağınız şeylerden biridir.
Polarize filtreler ise tüm filtreler arasında en kullanışlı, adeta vazgeçilmez bir filtredir. Polarize filtreler hakkında ayrıntılı bilgiyi bu yazımızda bulabilirsiniz. Polarize filtre yansımaları filtreleyerek ve gökyüzü mavisini koyulaştırarak daha doygun hale getirecektir. Aynı zamanda bulutlarla gökyüzü arasında kontrastı arttırarak daha etkileyici fotoğraflar elde etmenize yardımcı olacaktır.
Makinenizi Koruyun: Deniz kıyısında iken makineniz ve objektifiniz her zaman için ıslanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Nikon D200 – D2x, Canon 1D, Pentax K10D gibi suya ve toza karşı korumalı gövdeli bir DSLR’niz ya da Olympus Stylus serisindeki gibi su geçirmez bir kompakt dijital makineniz yok ise, düğmelerden birine ya da LCD ekranın köşesine düşen ufak bir su damlasının bile tek başına makinenizi kullanılmaz hale getirme olasılığını gözardı etmeyin. Ufak kum taneleri ise düğmelerin arasına girerek düğmeyi çalışamaz hale getirebilmektedir. Suyun bir diğer olumsuz etkisi ise lensin üstüne düşerek görüntüyü bozma ihtimalidir. Lensinizin temizliğini sadece bu iş için üretilmiş ürünlerle yapmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca temizlik malzemesinin ya da camın üzerindeki ufacık bir kum tanesinin bile camın çizilmesine neden olabileceğini unutmayın. Daha önceki maddede bahsettiğimiz UV filtre kullanımı, lensinizi çiziklere karşı korumanın ucuz ve etkili bir yoludur.
Bizden şimdilik bu kadar, eğer sizin de eklemek istedikleriniz varsa ‘yorum ekle’ yoluyla bize gönderebilirsiniz...